Burdur İli Süt Sığırcılığı İşletmelerinde Doğum Öncesi ve Sonrası Görülen Metabolik Hastalıkların Önlenmesi ve İşletmelerin Ekonomik Olarak Verimliliğin Artırılması Amacı ile Metabolik Profil Testinin Kullanımı
Yapılış Tarihi | 03 September 2024, Tuesday
PROJE ADI: Burdur İli Süt Sığırcılığı İşletmelerinde Doğum Öncesi ve Sonrası Görülen Metabolik Hastalıkların Önlenmesi ve İşletmelerin Ekonomik Olarak Verimliliğin Artırılması Amacı ile Metabolik Profil Testinin Kullanımı
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Doç. Dr. Ramazan YILDIZ
PROJENİN KONUSU:
Subklinik seyreden metabolizma hastalıkları, süt veriminde azalma ve infertilite problemlerine dolayısıyla süt sığırcılığı yapılan işletmelerde önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu hastalıkların erken dönemde tanısı, takibinin yapılması, fertilite ve beslenme durumlarının değerlendirilmesi amacıyla yurtdışında birçok işletmede metabolik profil testi uygulanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan metabolik profil testi, ülkemizde sığır işletmelerinde yeni yeni uygulanmaya başlamış olmasına rağmen yeterli kullanım düzeyine ulaşılamamıştır. Dünyadaki tüm süt sığırı işletmelerinde bundan sonraki süreçte verimi artırmak, hastalıklara bağlı ekonomik kayıpları önlemek ve erken teşhis amacıyla bu testi yapmaları önerilmektedir.
Burdur ve yöresinde belirli pilot çiftlikler ya da bölgeler belirlenerek bu alandaki metabolik hastalıklar ve buna bağlı gelişen ekonomik kayıplar tespit edildikten sonra metabolik profil testinin kullanımı yaygınlaştırılarak büyük ekonomik kayıplara neden olan bahsedilen hastalıkların azaltılması hedefi ile ilgili çalışmalar geliştirilecektir. Süt sığırcılığı işletmelerinde periparturient hastalıklar; kesime sevkler, ölümler, süt veriminde azalmalar, reprodüktif problemler ve veteriner hizmetlerine yapılan harcamalar ile yetiştiricilere ciddi ekonomik kayıplara neden olmaktadır.
Süt sığırcılığı işletmelerinde endemik hastalıkların hem insidensi hem de bu hastalıklardan ve fertilite problemlerinden meydana gelen finansal kayıplar araştırılmıştır. Araştırma kapsamında bulunan illerdeki endemik hastalıkların insidensleri Tablo 1’de gösterilmiştir.
Tablo 1: Endemik hastalıklar projesi kapsamında tespit edilen hastalık insidensleri
| Hastalık ve patolojik problemler | Tüm illerdeki işletmelerin ağırlıklı ortalaması | Burdur | Konya | Kırklareli |
| Fertilite Problemleri | 30,19 | 35,2 | 31,2 | 23,1 |
| -Metritis | 20,24 | 24,9 | 21,9 | 20,1 |
| Meme hastalıkları | 28,68 | 31,0 | 15,7 | 48,0 |
| -Mastitis | 26,48 | 29,9 | 14,0 | 43,5 |
| Doğuma ilişkin problemler | 15,21 | 10,9 | 22,0 | 9,3 |
| -Abortus | 5,77 | 2,8 | 9,3 | 3,7 |
| -Retensiyo Secundinarum | 5,77 | 5,9 | 6,7 | 4,1 |
| -Güç Doğum | 3,39 | 1,4 | 6,0 | 1,5 |
| Metabolik hastalıklar | 3,76 | 3,9 | 2,6 | 5,6 |
| Ayak hastalıkları | 10,17 | 13,7 | 5,6 | 13,4 |
| Sindirim sistemi hastalıkları | 6,23 | 5,3 | 7,8 | 4,5 |
| Diğer hastalıklar | 6,87 | 7,8 | 4,5 | 9,7 |
Belirtilen araştırmada, klinik mastitis vakasının oluşturduğu finansal kayıp, hastalığın hafif, orta şiddetli ve şiddetli formları için sırasıyla 106 TL, 220 TL ve 730 TL olarak hesaplanmıştır. Bu formların görülme olasılıklarına göre hesaplanan ağırlıklı ortalama kayıp ise 315 TL olarak tespit edilmiştir. Her bir RS vakasının üreticiye verdiği zarar 365 TL olarak hesaplanmıştır. Bunun 245 TL’sini direkt, 109 TL’sini ise endirekt kayıplar oluşturmuştur. Hipokalsemi kaynaklı kayıplar hastalığın seyrine göre hafif, şiddetli ve ölümcül vakalarda sırasıyla 127 TL, 320 TL ve 2674 TL olarak hesaplanmıştır. Hastalığın farklı formlarının görülme olasılıklarına göre hesaplanan ağırlıklı ortalama kayıp ise 340 TL olarak tespit edilmiştir. Ayak hastalıklarıyla ilgili olarak hastalığın 3 ayrı formu olan hafif, orta şiddette ve şiddetli formlarından meydana gelen kayıp, enfekte hayvan başına sırasıyla 266 TL, 339 TL ve 509 TL; ağırlıklı ortalama kayıp ise 379 TL olarak hesaplanmıştır. Bu kaybın 241 TL’sini direkt kayıplar, 138 TL’sini ise endirekt kayıplar oluşturmuştur. ABD Ulusal Hayvan Sağlığı Enformasyon Sistemi’nce kayıt altında bulundurulan 16 süt sığırcılığı işletmesinde yapılan çalışmada hastalıklar neticesinde oluşan toplam maliyetin ortalama 172,4 $ olduğu ve toplam maliyeti oluşturan hastalıkların; klinik mastitis (%26), fertilite (%13), pnömoni (%5), ayak hastalıkları (%5), güç doğum (%5), hipokalsemi (% 4) ve abomasum deplasmanı (% 4) problemi şeklinde sıralandığını bildirilmiştir.
Süt ineklerinde hastalıkların %80’i periparturient dönemde ortaya çıkmaktadır. Bunun temelini de metabolizma bozuklukları oluşturmaktadır. Süt ineklerinin, laktasyonun ilk 2 ayı içerisinde daha sık hastalıklara yakalandıkları net bir şekilde ortaya koyulmaktadır. Enerji metabolizması bozuklukları (ketozis, subklinik ketozis ve yağlı karaciğer sendromu) ve mineral metabolizması yetersizliklerinin (doğum felci, subklinik hipokalsemi) süt ineklerinde peripartal dönemde immun sistemi zayıflatarak mastitis, retensiyo sekundinarum, endometritis, uterus involusyonunda gecikme ve tırnak hastalıklarının ortaya çıkışını kolaylaştırdığı belirlenmiştir.
Japonya Hokkaido’da 1997 yılı istatistiklerine göre 550.000 parturient sütçü sığırın 65.000’ni (yaklaşık %12) hipokalsemi, karaciğer yağlanması, abomasum deplasmanları, ketozis, yatalak inek sendromu ve retensiyo sekundinarum gibi periparturient hastalıklar nedeniyle veterinerler tarafından tedavi edildiği, bunlardan 8.000 sütçü sığırın ise tedaviye cevap vermediği için kesime sevk edildiği belirlenmiştir.
Negatif enerji dengesinin şiddeti ve süresinin doğru tahmin edilmesi; sürü yönetimi, besleme stratejileri ve üreme uygulamaları için gereklidir. Hızlı gelişen teknolojik uygulamalar kan ve sütte bulunan negatif enerji dengesi ile ilişkili metabolik indikatörlerin tespitini kolaylaştırmaktadır. Ancak, metabolik indikatörler laktasyon dönemi, rasyon kompozisyonu, mevsimsel farklılıklar ve sağlık durumuna bağlı olarak değişim gösterebilmektedir. Bu yüzden klasik yöntemlerle (canlı ağırlık ve vücut kondisyon skoru değişimleri) birlikte birden fazla indikatörün eşzamanlı olarak değerlendirilmesi tahmin doğruluğunu artıracaktır. Metabolik profil test sürüde bulunan beslenme gruplarının beslenme durumu hakkında bilgi vermektedir. Metabolik profil test ile kullanılmakta olan veya değiştirilen rasyona yönelik sürünün verdiği cevaba bakılarak komple bir rasyon değerlendirilmesi yapılmakta ve hayvanın beslenme durumu ortaya konabilmektedir.
Metabolik profil test hastalık durumunu erken dönemde tanımlamaktadır. Metabolik profil testi ile betahidroksibütirik (BHA) asit, Ca, Mg ve rumen pH gibi indikatörlerin değerlendirmesi yapılarak ketozis, hipokalsemi, subakut ruminal asidoz (SARA) gibi subklinik metabolik hastalıkların erken teşhisi yapılabilmektedir.
MPT, hastalıklara karşı potansiyel risklerin belirlenmesine katkı sağlamaktadır. Buzağılama öncesi veya erken postpartum dönemde belirlenen bazı spesifik parametrelerin referans aralığından düşük ya da yüksek olması, kritik nokta değerlerin üzerine çıkması ya da altına inmesi, spesifik veya miks olarak seyreden periparturient hastalıkların oluşma riskini önceden tahmin etme şansını vermektedir. Geniş çapta uygulanan MPT, direkt olarak sürü gözlemlenmesine odaklanan tarama modeli olarak kullanılmaktadır. Profil sonuçları ile rasyon spesifik problemlerle ilişkilendirilmekte, ikincil olarak hayvanın verilen rasyona cevabını etkileyen yönetim hatası ve diğer faktörlerin değerlendirilmesine imkân sağlamaktadır. Metabolik profil test tek başına tanımlayıcı bir test değildir, ancak sürünün beslenme ile ilgili problemlerini belirlerken kullanılacak araçlardan biri olarak görülmektedir.
İşletmede metabolik profil test ile beraber değerlendirilmesi gereken faktörler:
Kayıt analizi: Hastalık prevalansı, üretim, süt kompozisyonu ve kuru madde alımı gibi önemli durumların kayıt altında tutulması sürü hakkında genel bilgi verilmelidir.
Hayvanların durumunun değerlendirilmesi: Hayvanların vücut kondüsyon skoru, geviş getirmesi ve laminit gibi durumlar değerlendirilmelidir.
Araç ve gereçlerin değerlendirilmesi: Hayvanların barındırıldığı yerin ventilasyonu, padokların konforu, barındırma koşulları, yeme ulaşabilme durumu, suya ulaşabilme olanağı ve işletmenin temizliği gibi durumlar değerlendirilmelidir.
Beslenme yönetimi: Total miks rasyon metodu, yenileme süresi ve aralığı, 24 saatlik yeme ulaşabilme olanağı, depolama ve yem hazırlama prosedürleri değerlendirilmelidir.
PROJENİN AMACI:
Bu çalışmanın amacı, süt sığırlarının metabolik durumlarını ortaya koymak ve metabolizma hastalıklarının erken tanısına yardımcı olarak oluşacak ekonomik kayıpların önüne geçmektir.
Metabolik Profil Testin kullanımı ile sütçü sığır işletmelerinde döl veriminin artırılması,
Metabolik Profil Testin kullanımı ile sütçü sığır işletmelerinde süt veriminin ve kalitesinin artırılması,
Metabolik Profil Testin kullanımı ile sütçü sığır işletmelerinde buzağıların yaşama gücünü artırmak,
Metabolik Profil Testin kullanımı ile sütçü sığır işletmelerinde yaygın olarak görülen subklinik ketozis ve yağlı karaciğer sendromu, doğum felci, klinik-subklinik hipokalsemi ve peripartal dönemde bu hastalıkların immun sistemi zayıflatarak neden olduğu mastitis, retensiyo sekundinarum, endometritis, uterus involusyonunda gecikme ve tırnak hastalıkların önüne geçilecektir,
Metabolik Profil Testin kullanımı ile sütçü sığır işletmelerinde süt ve et kayıplarının önlenmesi, ilaç harcamaları, ilaç kullanımına bağlı süt kayıplarının engellenmesi, erken dönemde kesime sevklere bağlı kayıpların, veteriner hizmetleri ve hasta hayvanlara bağlı işçilik kayıplarının önüne geçilecektir,
Metabolik Profil Testin kullanımı ile sütçü sığır işletmelerinde doğum sonrası negatif enerji dengesizliğine bağlı ekonomik kayıpların azaltılması.
PROJENİN BÖLGESEL KATKISI:
Bölgesel Kalkınmaya Katkılar:
Sütçü sığır işletmelerinde, sığırların %12 ile %50 sinde metabolik hastalıklara bağlı verim kayıpları ve kesime sevkler şekillenmektedir. Ülkemiz ekonomisinde bir sütçü sığırın dahi önemi düşünüldüğünde, ekonomik olarak uygulanabilirliği ispatlanmış Metabolik Profil Testin kullanımı ile sütçü sığır işletmelerinde yaygın olarak görülen subklinik ketozis ve yağlı karaciğer sendromu, mineral metabolizması yetersizliklerinin (doğum felci, subklinik hipokalsemi) ve peripartal dönemde bu hastalıkların immun sistemi zayıflatarak neden olduğu mastitis, retensiyo sekundinarum, endometritis, uterus involusyonunda gecikme ve tırnak hastalıkların önüne geçilecektir. Süt ve et kaybı, ilaç harcamaları, erken dönemde kesime sevklere bağlı kayıpların, veteriner hizmetleri ve hasta hayvanlara bağlı işçilik kayıplarının önüne geçilecektir.
Bu proje süt sığırlarının metabolik hastalıklarının yakından takip edilmesi ile bölgesel kalkınmaya büyük katkı sağlamaktadır. Özellikle tarım odaklı bölgelerde sürdürülebilir kentsel dönüşüm ve süt sığırcılığı işletmelerinin gelişimi, ekonomik büyümeyi artırmaktadır. Projeye bağlı olarak, bölgedeki süt sığırları işletmelerinin verimliliğinin %15 oranında artışı ön görülmekte ve dolayısıyla daha fazla süt üretimi, daha fazla gelir anlamına gelmektedir.
Periparturient hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi sayesinde veteriner hizmetlerine yapılan harcamalar yıllık olarak yaklaşık %20 azalabilmekte ve işletmelerin maliyetlerinin düşürülerek kar marjlarının artmasına neden olabilmektedir. Süt sığırlarının daha sağlıklı olması ve süt üretiminde artışın bölgede işgücü talebinin artmasına ve yerel istihdamı desteklemesini sağlamaktadır.
Sektörün Sorunlarına ve Gelişimine Katkılar:
Süt sığırcılığı sektörünün karşılaştığı sorunlara ve gelişim potansiyeline katkı sağlama konusunda bu proje büyük bir öneme sahiptir.
Süt ineklerinde metabolik sağlığın izlenmesi ve metabolik hastalıkların erken teşhisi sayesinde süt üretiminde yıllık yaklaşık %10'luk bir artış sağlanabilir. Bu, süt sığırları işletmelerinin gelirlerini artırmaktadır.
Metabolik profil testi kullanımının artması, süt sığırcılığı sektöründe metabolik hastalıkların teşhis ve tedavisinin iyileştirilmesine katkı sağlamaktadır. Böylece süt ineklerinin daha uzun bir süre boyunca verimli olmaları sağlanmaktadır.
Sürünün beslenme durumunun daha iyi anlaşılması, rasyonların daha etkili bir şekilde yönetilmesine yardımcı olmaktadır. Bu da yem maliyetlerini azaltmakta ve süt sığırları işletmelerinin kar marjlarını artırmaktadır.
Daha sağlıklı süt inekleri, daha az veteriner müdahalesi gerektirir ve veteriner hizmetlerine yapılan harcamaların azalmasına neden olmaktadır.
Süt sığırları işletmelerinin sürü yönetiminde daha etkili bir yaklaşımın benimsemesi, sektörün daha sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır.
Sonuç olarak, bu projenin sayısal verilerle desteklenen katkıları, süt sığırcılığı sektörünün büyümesini ve yerel ekonomilerin güçlenmesini sağlayacak önemli etkilere sahiptir. Bu projenin uygulanması, bölgesel kalkınmaya destek sağlamakta, sektörün sorunlarına çözüm sunmakta ve süt sığırları işletmelerinin sürdürülebilirliğini artırmaktadır.
PROJENİN TOPLUMSAL KATKISI:
Ulusal Ekonomiye Katkılar:
Süt Üretiminde Artış: Metabolik profil testi sayesinde metabolik hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi mümkün hale gelmektedir. Bu, süt ineklerinin daha uzun süre verimli olmalarını sağlamaktadır. Süt üretimindeki yıllık artış, ülkenin süt ve süt ürünleri üretimini artırarak gıda endüstrisine büyük bir katkı sağlayabilmektedir. Örneğin, süt üretiminde yüzde 10'luk bir artış, süt ve süt ürünleri sektöründeki geliri artırabilmektedir.
Veteriner Hizmetlerine Harcamaların Azalması: Metabolik profil testi, metabolik hastalıkların erken teşhisi ile veteriner hizmetlerine yapılan harcamalarda azalmaya neden olmaktadır. Yıllık veteriner hizmetlerinde %20'lik bir düşüş sağlayabilmektedir. Böylece çiftlik işletmelerinin maliyetlerini düşürüp ve karlılıklarını artırmaktadır.
Toplumsal Refaha Katkılar:
Sağlıklı ve Güvenilir Gıda Ürünleri: Sağlıklı süt inekleri, tüketicilere daha sağlıklı ve güvenilir süt ve süt ürünleri sunmaktadır.
Çiftçilerin Gelirlerinin Artması: Daha verimli işletmeler, çiftçilerin gelirlerini artırabilir. Bu, kırsal bölgelerde yaşayan çiftçilerin yaşam standartlarını yükseltmekte ve ekonomik refaha katkı sağlamaktadır.
İşgücü Talebinin Artışı: Proje, işgücü talebinin artmasına katkı sağlayabilir. Sürü yönetiminde daha fazla uzmanlık ve dikkat gerektiğinden, yerel iş fırsatlarının artmasına yardımcı olabileceği düşünülmektedir.
Bilimsel Birikime Katkılar:
Yeni Araştırma Fırsatları: Metabolik profil testinin daha yaygın kullanılması, veteriner bilimleri alanında yeni araştırmaların yapılmasına teşvik edebileceği öngörülmektedir. Süt ineklerinin metabolik sağlığına yönelik daha fazla bilgi ve veri toplanmasına olanak tanınacaktır.
Akademik Çalışmaların Desteklenmesi: Projenin sonuçları, veteriner hekimliği ve süt sığırcılığı konularında daha fazla akademik çalışmanın temelini oluşturabileceği düşünülmektedir.
Süt İnekleri İşletmeleri: Metabolik profil testinin uygulanması sayesinde sürü verimliliği artarak mali karlılığın artabileceği öngörülmektedir.
Çiftçiler ve İşletme Sahipleri: Daha sağlıklı süt inekleri ile daha yüksek gelir eldesi sağlanabilmektedir.
Tüketiciler: Daha sağlıklı ve güvenilir süt ve süt ürünlerine erişim sağlanmaktadır.
Veteriner Hekimler: Metabolik profil testinin daha yaygın kullanılması ile ilgili danışmanlık ve hizmetler sunarak gelir artışı sağlanabilmektedir.
Bilim İnsanları ve Araştırmacılar: Projeye dayalı yeni çalışmalar yaparak bilimsel birikime katkı sağlanmaktadır.
Sonuç olarak, bu projede, ulusal ekonomiye, toplumsal refaha ve bilimsel birikime önemli katkılarda bulunulacak ve bir dizi farklı paydaşın faydalanmasına olanak tanıyacaktır. Süt sığırları işletmelerinden tüketicilere ve bilim insanlarından veterinerlere kadar birçok kişi ve kuruluş, bu projeden doğrudan veya dolaylı olarak fayda sağlayacaktır. Projenin sonuçları, ülkenin tarım sektörünü güçlendirerek ulusal ekonomiye ve toplumsal refaha büyük katkı sağlayacaktır.


